Eğitim hayatım boyunca abimi kovalardım okul okul. Ben okula başladığımda kendisi ortaokuldaydı, ortaokula geçtiğimde liseye geçti, liseye başladığımda ise üniversiteyi kazandı ve biz hep aynı okullarda okuduk hiç birbirimiz görmeden. Liseye başlayana kadar yokluğunu hissettim abimin hep. Yani yokluğundan şikayetçi olmadığım tek eğitim kurumu liseydi. Lisedeyken beraber büyüyecek başka bir insan bulduğum için belki de daha doğrusu lisedeyken büyüyecek başka bir insanın beni bulmasındandır belki şikayetsizliğim.
Birinci sınıftayken ben en arkada kocaman bir çocuğun yanında otururdum. Zaten çoğu zaman orda olduğum ya da olmadığım bile anlaşılmazdı bu büyüklük yüzünden. On dakikalık tenefüslerde beş dakikalık yol katedip sevdiğim insanları görmeye giderdim. Bu git geller arasında beraber büyüyeceğim insan tarafından farkediliyor oluşum, muzip bir şaka gibi şu an aklımda..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Derdi kendi ile olana derviş, Sevdiği ile olana mecnun diyorlar. Derdi varoluşsal olana ne dendiğini bilmiyorlar. Anlıyorum ki derdi derin o...
-
Fikirlerimde dolaşan yabancı insanlar var. Kanlı ayak izlerinden tanıdım hepsini, Açtıkları yaralarda yalınayak dolaşmışlar!
-
Benim size borcum mu var? Benim size ödemediğim borcum mu var? Her şeyimi aldınız da borcunuzu niye almadınız?
-
Size aşkı tarif edeyim mi? Aşk eşittir tüm sevgi ile bağdaştırdıklarınız! Aşk, sizin tüm umutsuzluğunuz Ve aşk sizin tüm umudunuz! Ve üzgün...
dilek tutulası bir anda yazmışım..
YanıtlaSil