Bugün bir halk protestosuna denk geldim. Gençler birşeylere çok şiddetli bir şekilde karşıydılar. Zaten bu sıralar herkes birşeylere karşı. Mesela; yurdum insanı tehlikenin farkında olduğundan AKP anayasasına karşı (HAYIRcılar), seksenlerde genç olanlar darbe anayasasına karşı (EVETçiler), çevre örgütleri yunus katliamına karşı, çarşı zaten herşeye karşı, Oktay Sinanoğlu beyin göçüne karşı, istanbullular üçüncü köprüye karşı, Klıçdaroğlu Tayyip'e karşı, Fatih Akın Duvara Karşı, amerika "nükleer silahlanmaya" karşı, Uludağ Üniversitesi Hukuk Bölümü Öğrencileri fakültelerinin Gemlik'te olmasına karşı, biz oturmuşuz akşamüstü denize karşı, sahur bile sabaha karşı.
Bütün bu karşıtlıklar çözülür elbet diyebilmeyi çok isterdim ama pek samimi bir söylem olmazdı bu. Benim karşıtlığım keşmekeşliğe, bu çözümsüzlüğe sadece. Bir ortak yol bulsak ya artık. Birgünde bir haberde "Ahmet ile Mehmet bugün anlaşamadılar buna karşın tekrar biraraya gelmek için el sıkıştılar." dense ya! Artık birbirizmize karşı değilde karşın olsak ya!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Derdi kendi ile olana derviş, Sevdiği ile olana mecnun diyorlar. Derdi varoluşsal olana ne dendiğini bilmiyorlar. Anlıyorum ki derdi derin o...
-
Fikirlerimde dolaşan yabancı insanlar var. Kanlı ayak izlerinden tanıdım hepsini, Açtıkları yaralarda yalınayak dolaşmışlar!
-
Benim size borcum mu var? Benim size ödemediğim borcum mu var? Her şeyimi aldınız da borcunuzu niye almadınız?
-
Size aşkı tarif edeyim mi? Aşk eşittir tüm sevgi ile bağdaştırdıklarınız! Aşk, sizin tüm umutsuzluğunuz Ve aşk sizin tüm umudunuz! Ve üzgün...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Sence?