15 Şubat 2017 Çarşamba

Güzel şeyler yazmayalı çok zaman oldu.
Zor şey güzel şeyler yazmak. Çünkü yaşamak zor güzel şeyleri!
Aslında zor olan yaşadığın şeyin güzel olup olmadığına karar vermek!
Ne çok mutluyum sandın?
Ne çok mutlu ettim sandın?
Aslında en kötüsü ne çok mutlu olurum sandığındı.

Şimdi bakınca, sence hazır mısın mutlu olmaya?
Hazır mısın yeni bir "ben bunu başarabilirim"i mahvetmeye?
Hazır mısın yine "her şeyi tek başıma halledebilirim" cümlesinde kaybolmaya?

Ben sana söyleyeyim çok sevmek eşit değildir çok mutlu olmak denklemini kabul edemiyorsan eğer, hiç bir şeye hazır değilsin! Olamayacaksın da! Şimdi sana burada saatlerce çok sevmenin neden çok mutlu olmaya yetmeyeceğine dair konuşabilirim. Ve sen bütün bunlara rağmen çok sevmenin her şeyi halledeceğine inanabilirsin. Aşk ve sevginin tek kişilik olmadığını, tek bir değişkene bağlı kalamayacağını, o tek değişkenin sen olmadığını ve olamayacağını anlamlandırabildiğin zaman ne demek istediğimin bir kısmını anlayabilirsin. Bir kısmını diyorum çünkü hepsini anlayabilmek için defalarca daha anlayamadığın şeyler yüzünden yarı yolda bırakılman gerekecek. Ve geriye kalan her yarım yolu, tek başına, iki kişilik yük taşıyarak tamamlaman gerekecek! Her yarım yolu tamamladığında sırtında izler birikecek. Bir zaman sonra bütün yolları sırtında başkasının yüküyle tamamladığını göreceksin. Sonra anlayacaksın mutluluk; bir yola kendi yüklerin ve başkasıyla başlayıp, başkası olmadan bütün yükleri taşıyabildiğini farkettiğinde başlayacak.
Halbuki sen sadece kendi yüklerinle de mutlu olabilirdin!