14 Nisan 2016 Perşembe

de-ne-me

Size uzun ama son bir hikayeden ya da daha doğrusu buraya yazacağım son yazının hikayesinden bahsedeyim. Bir kerede bitmeyebilir, uyarmadı demeyin.


Bu sanırım Alp ile Yeşimin hikayesi. İsimler değişebilir ama en azından iki farklı cinsiyetin hikayesi diye özetleyebiliriz. Çünkü hepimizin hayatındaki isimler değişebiliyor olsa da yaşananlar bu hikaye dekine benzer oluyor.

Yeşim 1.65 civarlarında bir boya ve sürekli değişen bir saç rengine sahip. Değişmeyen tek şey görece beyaz tenliliği. Nereli olduğu tam bilinmiyor. Yani en azından nüfus cüzdanına bakmadığınız sürece. Hangi insan nüfus cüzdanında yazdığı yere ibadet ediyor ki zaten? Yeşim bir süre iç Anadoluda okumuş bir süre egede bir süre de Marmara bölgesinde. Hangi öğretimi nerede okuduğu çok ta önemli değil aslında. Çünkü düşündüğün zaman yurdun dört bir yanında aynı müfredat farklı şivelerle aynı kapasitede öğrencilere anlatılıyor ama aynı oranda öğretilmiyordu. Yani anlayacağınız dört dörtlük bir anlaşmazlık vardı Türkçede, Lazcada, Kürtçede, Zazacada. Buna rağmen Yeşim dört dörtlük Türkçesiyle beşlik sitemde üçlük bir ortalamayla devam etti eğitim öğretim yaşantısına.Yeşim hangi öğretim yıllarına geldiği belli olmamakla beraber bazen sarı bazen siyah bazen kumral bazen de kızıl olan saçlara sahipti. Buradan yola çıkarak ya da saç rengine yorum katarak hangi öğretim yıllarında daha zorluk çektiğini ya da hangi dönemlerde duygusal boşluklar yaşadığını tahmin edebilmek mümkün olabilirdi ama Yeşim bunun bilinmesini istemezdi!

Ve Alp! Alp 1.80 civarında boya sahip ve yıllarca aynı sarıya çalan kumral saçlarıyla eğitilmişti. Yeşime nazaran sadece Marmara ve Ege bölgesinde eğitim görmüş. Gördüğü eğitimin hakkını hiç bir zaman verememişti. Belki de aldığı eğitimin hakkı bu değildi? Alp'in, Yeşimin hangi saçlı halini sevdiği bilinmiyordu. Normal hikayelerde Alp kızı yolda, kütüphanede, bir arkadaş çevresinde görmüş olmalıydı ama ne Alp ne Yeşim ne de hikaye normal değildi! Sanırım tam da bu yüzden Yeşim, Alp'i bir sosyal paylaşım sitesinde görmüş ve o hiç değişmeyen sarıya çalan kumral saçlarının tenten modeline bezeyen sola doğru yatmış halini belki de gülümsediğinde kaybolmaya yüz tutan çizgi halindeki gözlerine aşık olmuştu. Çok insan birinin kocaman gülümseyen gözlerinin içinde kaybolmayı yeğlerken Yeşim iki çift çizgi arasından gülümseyen, görülmekte çok zorluk çekilen bir çift göz bebeğine kaptırmıştı kendini. O iki çift çizgi arasından o gözlerin güzel olup olmadığının seçilmesi bile çok zordu. Yani Yeşim zoru seviyordu ya da seçiyordu.

Zoru seçen yalnızca Yeşim değildi, Alp'in hangi saçlı Yeşimi sevdiği belli olmadığı gibi Yeşimin hangi rengi ne zaman seveceği de belli değildi. Yani Yeşimin ne zaman Alpin seveceği kadın olduğu belli olmadığı gibi ne zaman sevmediği olacağı da belli değildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sence?